Şarap ve Sağlığa Faydaları
ŞARAP ve SAĞLIK

Şarap ve Kalp

DÜNYADA ilk kalp naklini yaparak tarihe geçen Güney Afrikalı ünlü kalp cerrahı Christian Barnard, her öğün yemekte iki bardak kırmızı şarap ve gülmenin insan ömrünü uzattığını ve kalp sorunlarını azalttığını belirtti.
Şarabın anavatanı kabul edilen Fransa, dünyada Japonya'dan sonra kalp hastalıklarının en az görüldüğü ikinci ülkedir. Sıkça rastlanan hipertansiyon vakaları ve aşırı sigara tüketiminin yanısıra, Fransız mutfağının son derece yüksek miktarda doymuş yağ ve kolesterol içerdiği de bilinen bir gerçektir. Tereyağ ve krema gibi bol miktarda kullanılan ürünlerin içerdiği yüksek miktardaki doymuş yağ molekülleri, vücut tarafından tam anlamıyla eritilemediklerinden, dolaşım sisteminde damar çeperlerine yerleşip tıkanıklıklara yol açarlar.
Bu tıbbi gerçeklere rağmen, Fransa halkının kalp hastalıklarına karşı bu denli dirençli olmalarını ve uzun yıllar yaşayabilmelerini bilim adamları 'Fransız Paradoksu' olarak değerlendirmektedir.
Bu konudaki çalışmalarıyla tanınan Fransız kardiyolog Dr. Serge Renaud'un yaptığı araştırmalarda, düzenli olarak günde 1 ile 4 kadeh arası şarap içenlerin, hiç içmeyenlere veya 5'ten fazla içenlere oranla daha sağlıklı oldukları sonucuna varmıştır.
University of California, Davis, Enoloji ve Vitikültür Bölümü'nde yapılan son araştırmalarda da, şarabın koroner kalp hastalıklarının oluşumunu azalttığı gözlenmiştir. Şarap, kandaki yağ oranını düzenler. Bir yandan kolesterol miktarını azaltırken, diğer yandan, iyi kolesterol olarak bilinen yüksek yoğunluktaki lipoprotein seviyesini arttırır. Yüksek yoğunluktaki lipoproteinler, kandaki yağ moleküllerine saldırarak, onları çözerler. Böylece, damarlar temiz kalır ve kalp hastalıklarına yol açan tıkanıklıklar da önlenmiş olur.

Şarap ve Beyin

Günde bir buçuk bardak şarap, Alzheimer ve Parkinson gibi, norodejeneratif hastalıkların engellenmesine yardımcı olur.
Milano Üniversitesi Insan Gövdebilim Enstitüsü'nden Alberto Bertelli ve ekibi asmanın bulaşıcı hastalıklara karşı korunmak amacıyla ürettiği, üzüm ve şarapta bulunan, "resveratrol" adlı bir kimyasalın önemli bir sinir enziminin etkinliğini yedi kat arttırdığına tanık oldu. Mapkinase adıyla bilinen enzim sinir hücrelerini devinime geçirerek yenilenmelerine katkıda bulunuyor.
Resveratrol adlı kimyasalın insan sinir hücrelerindeki etkisini deneyen ekip bunun komşu hücrelerle bağlantı kurabilecekleri uzantıların oluşmasına neden olduğunu gördü. Gerek Alzheimer, gerekse Parkinson hastalığında kimi sinir hücreleri arasındaki bağlantı koptuğundan, elde edilen bulgunun son derece önemli olduğuna dikkat çekiliyor.

Şarap ve Sindirim Sistemi

Şarap, yemekle birlikte tüketildiğinde, tükürük bezlerini ve mide salgılarını harekete geçirir, mide çeperindeki kan dolaşımını ve yiyecek zehirlenmelerine yol açabilecek bakterilere karşı direnci arttırır. Yapılan son araştırmalar, şarapta 'bizmut salisilat', yani Pepto Bismol olarak bilinen mide ilacının aktif bileşkeninin yüksek miktarda bulunduğunu göstermiştir.
Newsweek dergisinin Mayıs 1999 sayısında da şarabın ülser oluşumunu engellediği konusuna yer verilmiştir. Şarap içenlerin bünyelerinde, ülser oluşumuna izin veren bakterilere şarap içmeyenlere kıyasla daha az rastlandığı kanıtlanmıştır. Bu değerler günde bir kadeh içenlerde %7, iki kadeh içenlerde %18, iki kadehten çok içenlerde de %33'e varmaktadır. E-coli, Salmonella, Shigella, ve H pylori bakterilerine karşı şarap, içerdiği doğal antitoksinlerle savaşabilmektedir.
Şarap, bilim adamlarının bulgularına göre, düzenli ve kontrollu miktarlarda tüketildiğinde, damar açıcı özelliği ile de beyine ulaşan kan miktarını da arttırmaktadır. İleri yaşlarda meydana gelebilecek beyin kapasitesindeki azalmayı önleyen şarap, vücudun bağışıklık sistemini olumlu etkileyerek, hastalıklara karşı verilen savaşta yardımcı rol üstlenebilir.
Aynı zamanda şarap, rahatlatıcı ve zihin açıcı özelliklere de sahiptir. Güncel streslerden arınmada, akşam yemekleri sırasında ayarlı olarak içildiğinde, sinir sisteminin yeniden güç kazanmasına katkıda bulunarak, profesyonel hayatın gerektirdiği zihinsel ve bedensel yıpranmayı da bir yere kadar önleyebilir.

Şarap ve Felç

British Medical Journal'da yayınlanan Danimarkalı uzmanların araştırmasına göre, haftada 1-7 kadeh şarap içilmesi, beyin damarlarından birinin kanama veya pıhtı ile tıkanması yoluyla felç yapma olasılığını %30 oranında azaltıyor. 45-84 yaşları arasında 13 bin 329 kişiyi 13 yıl izleyerek bu sonuca varan uzmanlar, bira ve diğer alkollü içkilerin aynı koruyucu etkiyi göstermediğini söylüyorlar.

Şarap ve Kanserle Savaş
Yine son yıllarda tıbben kanıtlanan bir diğer olgu da, şarapta bulunan bir maddenin, hastaların kanserle savaşlarında onlara yardımcı olduğudur. Bu madde, vücutta kemoterapi tedavisine karşı direnen bir proteini etkisiz hale getirerek, tedavinin etkinliğini arttırmaktadır. Yapılan araştırmalar, yüksek miktarda alkol ve sigara tüketiminin kanser oluşumlarına sebep verdiğini gösterse de, içki türlerine göre bir inceleme yapıldığında bira ve yüksek alkollü içkilere oranla şarabın sindirim ve solunum sistemlerinde oluşan kanser vakalarının oluşumunda %40 daha az risk taşıdığını göstermektedir.
Birçok meyve ve sebzede doğal olarak bulunan ve antioksidan bakımından zengin fenollerin şarapta daha yüksek oranlarda olmasının yanısıra, bilim adamları, düşük miktarda etil alkolle bu maddelerin daha da aktif olabileceklerini öne sürmüşlerdir. University of California, Davis'ten Dr. Andrew Waterhouse ve Dr. Edwin Frankel, araştırmalarının sonucu şarabın, bilinen en kuvvetli antioksidan kaynaklarından biri olan E vitamininden bile ileri antioksidan özelliklere sahip olduğunu görmüşlerdir.
Son bulgularla şarabın, yeryüzünde 7 bin yıldır tüketildiği kanıtlanmıştır. Sağlıklı beslenmedeki rolünün bu içeceğin kültürüne yansıması ise, ancak son on yılda yapılan bilimsel araştırmalar sonucu gözler önüne serilebilmiştir.

Copyright © 2009 | Tüm Hakkı Saklıdır